Yaylaevimiz ve Yayla Kültürü  

Çok uzun değil evimiz 2002 yılında yapıldı. O zamanlar yaylaya araçla ulaşım belli bir mesafeye kadar mümkündü. Biz yaylaya ineklerle ve katırlarla, sırtımızda yüklerimizle yürüyerek gidebilme ayrıcalığına sahip olan son nesiliz. Benim Pokut yaylasına en uzun yürüyüşüm 5 saat sürmüştü. Ailelerimizin anlattığı 8 saat hatta 1 gün süren yürüyüşleri varmış. Hatta Çayeli'nin bir köyünden 1 gece çadırlı kalarak gelen yayla sakinleri varmış. Biz görmedik tabii. Evimizin yapım aşamasında en yakın yol Sal yaylasındaydı. Sal yaylası ile Pokut yaylası arasında malzemeler, el arabaları ile taşınarak yapıldı. Neyse Pokut yaylasının 100 yıllık bir geçmişi var aslında. Yaylada 60 tane ocaklık (ev yeri) bulunuyor. Bunların birçoğu kullanılamaz durumdadır. Yaylayı kullanan üç köy bulunuyor, Ortan köyü, Konaklar mahallesi, Pogina köyü (Hemşin). Resmi kayıtlarda mera alanı olarak kayıtlı ve köy sakinleri kullanımına tanımlıdır. Pokut ve Sal Yaylası Birliği kurularak yaylalarda bir birlik sağlanmaya çalışılmış ancak faydası olmamıştır. Yaylada mülkiyet hakkı bulunmamaktadır, satış ve devir yapılamamaktadır.

 

2002 yılına kadar yaylaya araçla ulaşım mümkün değildi, 2010 senesine kadar da telefon çekmiyordu. Elektrik ve evlerde su yoktu. Bizim kaldığımız o son zamanlarda lüküs ışığında oturur, erkenden uyur, taşıma suyuyla işlerimizi hallederdik. Banyo yapmak mümkün değildi. Ev dışında küçük tuvalet kulubesine sahip evler ayrıcalıklıydı, tuvalet de yoktu anlayacağınız. Evler ahşaptan derme çatma şekilde havadar ve iki bölmeliydi. Kalabalık aileler, bir odada kadınlar, bir odada erkekler şeklinde kalırdı. Hep beraber uyunur, kısıtlı yemek imkanı ile günde ancak iki öğün yenirdi. Gün içinde gündelik işler yapılır, akşam bir arada vakit geçirmek için ya horon oynanır yada oyunlar oynanırdı. Diğer köy sakinleri ile bir araya gelme imkanı bu vartevor denilen zamanlarda olurdu. Bölge sakinlerinin asıl yaylası Samistal  yaylasına göç de yine hep beraber yapılırdı. Bizim nesil işin eğlenceli kısmını yaşadı. Bizden önceki nesiller hem köyde hem de yaylada çok zor şartları görmüş. Belki de senenin kısacık bir zamanında çalışmak için bile olsa bir araya gelinen tek alternatif olduğu için ve yaylalarda değerli anılar biriktirme imkanı bulduğumuz için böylesine bağlanmışız yaylaya.

 

Yaylaevimizde 2005 yılında pansiyon olarak hizmet vermeye başladık. 2007 yılında Ayşe Arman'ın gelmesi ve yaylamızı ve yaylaevimizi Hürriyet sayfalarında yayınlaması ile hem yaylamız hem de yaylaevimizin tanınırlığı arttı. Bu zamana kadar Birçok kişiye ev sahipliği yaptık. Ziyaretçilerimiz evimizde bulunan hatıra defterine güzel anılar bıraktılar. Ziyaretçi defteri ve gelenler sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Kişilerin mahremiyetlerine saygımız gereği isim ve tarih bilgisi yayınlamak istemiyoruz.  

Biz Pokutyaylaevi olarak böylesi bir güzelliği paylaşma sorumluluk bilinci ile ortalama bir kapasite ile sizlere hizmet vermeye çalışıyoruz. Tabii sizlerin de desteğine ihtiyacımız var. Paylaşmakla yükümlü olduğumuz bu ayrıcalığı, koruma sorumluluğunu bizimle paylaşır mısınız? Web sitemizde yer alan önerileriniz formunu doldurmanız belki bize yeni kapılar açar. 

Hakkımızda

Filiz Hanım

 

1956 İstanbul doğumlu olan Filiz hanım, evli ve 3 çocukludur. Çocukluğunu ve gençliğini Çamlıhemşin'de zorlu şartlarda geçirmiş renkli bir kişiliğe sahiptir. Çocuklarının eğitimini tamamladıktan sonra kendi işletmesini kurmak için yavaş ve emin adımlarla ilerlemiştir. Eşi Ömer Bey'in da desteği ile önce ev olarak inşa edilen yapıda çevreden gelen taleplerle birlikte pansiyonculuk faaliyetine başlamıştır. Ufak ufak başladığı işte şimdi ufak bir de kafe işletmesi ile birlikte faaliyetini sürdürmektedir.

 

Filiz hanım çok yönlü kişiliği ve kendine özgün yöresel yemekleri ile gelen misafirlerin takdirini ve beğenisini almıştır. Genel olarak zorlu hayat koşullarında mücadele kabiliyeti, kolay görünmesine rağmen çeşitli zorlukları bulunan bu işi de hakkıyla devam ettirmesini ardından geliştirmesini sağlamıştır. 

 

Pokut yaylasında 2002 yılında yaylaevinin eşi tarafından yapılması ile birlikte ufak çaplı yakın akraba gruplarını ağırlayarak başladığı faaliyeti pansiyonculuğa dönüştürmüştür. 2007 senesinde evinde Ayşe Arman'ı ağırlaması ile ve Ayşe Arman'ın yaylaevini Hürriyet gazetesi sayfalarına taşıması ile gelen misafr sayısında önemli bir artış sağlanmıştır. Bu konuda Ayşe Arman'a teşekkürlerimizi iletmek isteriz. Hatta sezon içerisinde yoğun talep neticesinde kendi evinde de misafir ağırlamaya başlamıştır. Ardından Çamlıhemşin Konaklar mahallesinde bulunan evinde yine talep üzerine 30-40 kişilik gruplara sunduğu yemek hizmetinin verdiği cesaretle (Tema Vakfı'na teşekkür ederiz) kendi kafe işletmesini kurmak adına girişimlerde bulunmuştur. Eski adıyla Çaynig olan yerin kapanmasının ardından Sini Yöresel Kahvaltı ve Yemek Yerini açarak faaliyetine devam etmiştir. (Bukla Tur'a katkılarından dolayı teşekkür ederiz.) Şu anda yeni yerinde (Konaklar mahallesi Jandarma Yanında eskiden mandıra olarak işlettikleri yeri tadilat yaparak) hizmete başlamıştır. 

Filiz Hanım- Ömer Bey 

​